İstanbul’da Üsküdar Doğancılar’da doğdu.Ailesi ve ilk öğrenimi hakkında herhangi bir bilgi yoktur.Küçük yaşta gittiği Mısır’da Kahire Mevlevihanesi’ne devam etmeye başladı.Burada Sivaslı takma adı ile bilinen bir şeyhten ney ve musiki dersleri aldı.Daha sonra Maliye Nezareti’nde görevli olan babasının tayini dolayısıyla Gelibolu’ya gitti.Oradaki rüşdiye öğreniminin ardndan Ağazade Mevlevihanesi’nde şeyh vekili Ali Dedenin meşihatı zamanında çileye girdi.İyi bir tarikat bilgisi ve terbiyesi yanında musikide de kendisini yetiştirdi.Hüsameddin Dedenin şeyhliği sırasında çilesini tamamlayarak “dede” oldu.Bir müddet sonra şeyh Mehmed Ataullah Efendi’nin daveti üzerine Galata Mevlevihanesi neyzenbaşılığı görevi ile İstabul’a geldi.Sonraları Üsküdar ve Bahariye Mevlevihaneleri neyzenbaşılığı da kendisine verildi.Bu arada Prens Abdulhalim Paşa’dan yakın ilgi ve himaye gördü.Üç mevlevihanedeki vazifesini ölümüne kadar sürdüren Aziz Dede,hayatının son yıllarında zamanını Üsküdar Ahmediye semtinde açtığı bir attar dükkanında geçirmiştir.30 Zilhicce 1322 (7 Mart 1905) günü yetmiş yaşlarında vefat etti ve Üsküdar Mevlevihanesi bahçesine gömüldü.Vefatı üzerine çıkan bir gazete haberinde Aziz Dede’nin aynı zamanda Yenikapı ve Kasımpaşa Mevlevihaneleri neyzenbaşılığına da devam ettiği bildirilmektedir.

Gelibolu’daki öğrenimim sırasında mekteple fazla ilgilenmeyip sürekli mevlevihanedeki dedeleri dinlemek suretiyle neye karşı ilgisi gittikçe artan Aziz Dede İstanbul’a gelince bilhassa neyzen Üsküdarlı Salim Bey’den istifade etmiştir.Adı ve şöhreti giderek yayılmaya başlamış ve bir müddet sonra da devrin önemli neyzenleri arasında yer almayı başarmıştır.Bu arada birçok talebe yetiştirmiş ayrıca besteleriyle de haklı bir şöhret kazanmıştır.Eserlerinden ancak bir peşrev ve dört saz semaisi –Öztuna- ya göre altı saz semaisi – günümüze ulaşabilmiştir.Bunlardan uşşak saz semaisi çok rağbet görmüştür.Yetiştirdiği talebeler arasında ise neyzen Mehmed Emin Yazıcı (ö.1945) ile Ziya Santur (ö.1952)en tanınmışlarıdır.

Aziz Dede